Allah senden ebediyyen razi olsun. Bu samimi mailin beni gercekten duygulandirdi. Niyetinizin halis oldugundan kesinlikle eminim. Sordugun birinci soru uzerine yine dusundum ve kesin bir karara ulasamiyorum. Sanki sana, "Akademik alanda kalinmazsa dunya toz pembe olacakmis gibi mi geliyor?" diye sormadan kendimi alamiyorum.
Bu dunyada ne yaparsan yap, dunyevi is bitmez. Ancak bizim tavirlarimizla dunya degisir, yoksa dunya hep "dunyadir". Bir yonuyle fani, bir yonuyle ayni fena icinde "Bekaya giden yolu tasiyan bir fani". Bekaya dunyanin faniliginden gidiliyor.
Ayrica bir yol var, degil. Risale tabiriyle, "Bekaya giden yol fenadan geciyor; dert icinde derman aranir, yani derman bir yerde dert bir yerde degildir; mulkten melekutiyete gecilir, yani iki ayri alan yoktur, biri mulk digeri melekut diye; bir yerde mana-yi ismi ile bakilirken ayni yerde mana-yi harfi ile bakilir, yoksa iki alan vardir da bir alanda mana-yi ismi diger alanda mana-yi harfi var, degil"
Iste boyle bir sir, bu fani dunya.
Calisma alanini mi degistirsem?... Memleket mi degistirsem?.. Bunlarda degildir cozum. Kendimizi degistirmedikce bu cozum aramalarinin sonu gelmez.
"Kendimizi nasil degistirecegiz, gomulmusuz bu paper, okul, ogrenci iliskileri, cocuk vs vs. Bize nasil bir degisiklik lazim onu soruyorum, yok mu bunun bir baska alternatifi? Kendimi degistirmek icin bu degisiklik arayisi icine girdim zaten," diyebilirsiniz. Ben hala "Hayir, arayisimiz yanlis yerde" diye hissediyorum.
Cook oncelerden de biraz bahsederdim, eger bir hizmette daimi vakif bile olsaniz, meslek itibariyle hep hizmetle mesgul oluyor bile olsaniz, yine ayni sikayetler veya arayislar devam eder. Bu sefer sorular: Acaba bu cemaat degil de oburu mu, bu mekan degil de digeri mi, bu kardesle degil de bir baska kardesle mi, bu kitapla degil de diger bir kitapla mi, evliyken degil de bekarken mi, cocuklu mu cocuksuz mu daha iyi hizmet edilir vs vs. Arayis bitmez.
Hizmet icin yapilan bir toplantidan donersin evine veya hizmet merkezine, ya kendi kendine veya kendine en yakin buldugun esine, veya "simdilik seninle en iyi hizmet ettigini sandigin hizmet arkadasinla" belki de sabahlara kadar bir baska hizmet ehlinin elestirisini, hizmete ne kadar da zarar verdigini "arastirarak" veya "paper yayinlayarak" gecer gecelerimiz. Bitmez tukenmez bir maceradir bu bizim "Kendimizi degistirme disinda care aramalarimiz".
Allah hayirlara vesile olacak bir karargah nasip etsin hepimize. Nefsimizi Rabbimize teslime vesile olacak bir Risale okumasi ve terbiyesi nasip etsin hepimize.
Ben careyi, nerede, nasil, kiminle, hangi maddi sartlarda olursak olalim Rabbimizle beraber olacak bir yolu aramakta goruyorum. Onun icin bu gibi sorular bana yuzeysel geliyor. Careyi derdin icinde bulmayi ogrenmedikce arayislarimiz bitmeyecek, diye hissediyorum.
Risale okumak ve onun terbiyesine girmek, yani, Kur'an'a, yani, Rabbimizin bize Konusmasina muhatap olmak icin hazirlik sinifina girmek, bizim icin care diye hissediyorum. Hazirlik sinifinda dil ogrenilir. Kur'an'in dili.
Rabb-i Rahimimiz bize bu konuda kalbi itminan ve cesaret versin. Baslamayi ne kadar geciktirirsem o kadar zorlasiyor diye hissediyorum. Geciktirmemek lazim. Risale terbiyesine girmek, yalnizca Risale okumak degildir. Ya nedir ya? Onun terbiyesine girmek. Onun terbiyesine girdigimiz kadar hizmet ederiz Allah'in dinine, yoksa kendi dinimize hizmet ederiz.Kendi ongordugumuz "olmazsa olmazlarimiza" hizmet ederiz.
Belki de problem bu, '10-15 dakika seyrettigimiz tv' lerden kaynaklaniyor. "Butun din Allah'in oluncaya kadar savasa, cihada, katle devam et!"
Seytan hicbir zaman ben seytanim diye gelmez. Ben sana dunyadan haber veriyorum, ne olup bitiyor, haberin olsun da hizmet ederken kullanirsin vs diye gelir. Yani, sagdan yaklasir; Muslumanlarin hazirladigi haberi okuyorsun, olaylara Islam perspektifinden bakmayi ogreniyorsun... diye yaklasir.
" O Allah ki, Rasulunu hidayet ile ve hak din ile gonderdi ki butun diger dinlerin uzerine galip gelsin." Bu diger dinler bence sizin gibi halis niyetli insanlar icin, medyadir, milliyetciliktir, devletciliktir, kendi dininin ustunlugu ile "horoz gibi" ovunmektir.
Kendisi yumurta yapmaz, baskasinin, ecdanin, masum Anadolu halkinin veya sahabenin vs faziletiyle hava atar, sahabenin, ecdadinin o faziletlerinin kaynagini hic de uzerine almaz. Yoksa, bizim alternatifimiz Hristiyanlik veya materyalizm falan degildir; asabiye-yi cahiliyedir.
Imanin hakikatina asik olursak, o askin hasretiyle Risalelere sarilirsak, sordugun sorularin cevabini bulur ve hem de nasil bir hizmet yapacagimizi kendi mesrebimiz dahilinde farkederiz. Yani cevaplar, kendi iman hakikatlarindan anladigimiz ve ruhumuza ishledigimiz kadariyla bize bir anlam ifade ederler.
Once, Kur'an'a bizzat kendimi muhatap etmek. Bunun icin de 'hazirlik sinifina' ciddi bir sekilde kayit olmak. Risalelere ciddi muhatap olmak. Care burada. Ruhumuzu iman egitimine tabi kilmadikca ne yaparsak farketmez. Universitede hoca oluruz, bir cemaatin ehl-i hizmet sakirdi oluruz, imami, mutevelli heyeti mensubu oluruz, hatta lideri oluruz. Bunlar mumkun. Ruhunu Rabbine teslim etmis olmak onemlidir. Bu da egitimsiz olmuyor. Egitim, duanin devamliligi demektir. Devamli Risaleler ile kendini mesgul etmek bu egitime devam etmek demektir.
Namaz kilarken bir ara abdesti bozacak bir sey yapsak ve hala namaza devam edip ben Allah'in huzurundayim demek ne kadar abes ise, Risale okurken bir bes dakikaligina haber dinleyivermek veya gazeteye bakivermek de aynen oyledir. Tv ve gazete hicbir sekilde benim ibadetimin arasina girmeyecek.
Ah, keske insanlar su medya ile mesgul olmanin nelere maloldugunu bir anlasalardi!!!!!!
Kimseyi beklememeliyiz Risale okumak icin. Kendimiz okuyacagiz, gelen olursa paylasiriz, gelmezlerse melekler ile okuruz. Onlar dersin tesbihatini devamli yaparlar. Hicbir hayir hareket abese gitmez, inshaAllah.
Esine de cook selamlar. Beraber bu isi yapabileceginizden eminim. Karar vermeniz, bazi mulahazalarin verdigi vesveseden kurtulmaniz sart. Ama burada bir cemaat var, soyle soyle yapmazsak ters olur gibi vesveselerden vazgecmek sart.
Fesat cikarmak yanlistir, ama fesat cikar diye asli vazifeden uzak kalmak da aynen yalnistir. Hz Musa, Tur-u Sina'dan kavmine geri dondugunde Hz Harun'a, 'Neden Samiri'nin yaptiklarina karsi cikmadin' dediginde, Hz Harun, "kavmimin arasina ikilik soktun dersin diye korkum" diye cevap verdi. Bu cevaba ise, Hz Musa o putu alip kirip denize tozunu savurarak karsiligini verdi; iste boyle yapmaliydin diye.
Vazifemizi yapiyoruz, vazife-i Ilahiyeye karismiyoruz. Kendimizi oyalamadan Risalelerin ciddi egitimine esin ile devam ediyorsun, inshaAllah. Ayrica katilmak isteyen olursa, ona da Elhamdulillah. Olmazsa da Elhamdulillah.
Allah yar ve yardimcimiz olsun. Bize cok dua edin.
Sizi cok seven ve gercekten degerinizi takdir eden kardesiniz.